DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Az Bulutlu

Hrant Dink cinayeti davası: Tanık dinlenmesine devam edildi

27.11.2019
131
A+
A-

Duruşmada, Ogün Samast’ın emniyette Türk bayrağıyla fotoğrafının çekilmesi sırasında dönemin Samsun Emniyet Müdürlüğü ve Samsun Jandarma Komutanlığı çalışanları şahit olarak dinlendi. Tanıklardan dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak atama yapan Sabahattin Artun, “Orada olsaydım bu fotoğraflara asla izin vermezdim” dedi. Dönemin Samsun Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde yüzbaşı olarak çalışan şahit Mustafa Kuraş ise “Fotoğraf çekilmişse de arşivlerde kalması için açıklamalar verilmiştir” dedi.

İstanbul 14. Ağır Suç Oluşturan Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, dönemin Samsun İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü Atilla Güçlüoğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 tutuksuz sanık katıldı. Taraf avukatları da duruşmada hazırlanmış bulundu. Duruşmada, Ogün Samast’ın emniyette Türk bayrağıyla fotoğrafının çekilmesi sırasında dönemin Samsun Emniyet Müdürlüğü ve Samsun Jandarma Komutanlığı çalışanları Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile yoluyla şahit olarak açıklama verdi.

“İSTİHBARİ BİLGİ VARDI”

Hrant Dink cinayeti işlendiği dönemde terörden sorumluluk sahibi İl Güvenlik Müdür Yardımcısı olarak atama yapan Sabahattin Artun suç oluşturan gününü anlattığı ifadesinde, “Bu cinayetin Samsun ile bir alakası olduğunu düşünmüyorum. 2007 yılında 19 Ocak’tı zannediyorum, ben basından öğrendim gelişmeleri” dedi. Mahkeme başkanının yönelttiği, “Ogün Samast’ın Samsun’a geleceğinden nasıl farkında oldunuz?’” sorusuna tanık Artun, “21 Ocak’tı sanıyorum. İstihbari bilgi vardı. Ekiplerimiz otogar bölgesine gitti. Şahıs orada alındı. Üstteki araması yapıldı. Otagarda yakalama tutanağı yazıldıktan daha sonra yapılan işlemlerle ilgim yoktur. Dönemin güvenlik müdürü, bana sanığın uçakla İstanbul’a götürüleceğini ve organize etmem gerektiğini söyledi. Güvenlik müdürü, ‘sağ salim Samsun ilinden gönderelim bu şahsı’ dedi. Ben o işlemlerle uğraştım” biçiminde konuştu.

“İHBAR BİZE YAPILMIŞTI”

Duruşma başkanının, “Otogar Jandarma bölgesinde. Neden şahıs Güvenlik Müdürlüğü’ne götürüldü?” diye sorması üzerine Artun, “Ben Ogün Samast yakalandığında nezarethaneye götürüldüğünü uzaktan gördüm. Emniyet ekiplerinin kolunda gördüm şahsı. Benim düşünceme göre, ihbar ve bütün bilgiler bize gelmişti. bu nedenle Terörle Uğraş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü kişi” şeklinde yanıt verdi.

“ORADA OLSAYDIM BU FOTOĞRAFA ASLA İZİN VERMEZDİM”

Mahkeme başkanının sorusu üzerine, Sabahattin Artun emniyet müdürlüğünde Ogün Samast’ın yanına hiç çıkmadığını belirtti. Tanık Sabahattin Artun, Samsun Güvenlik Müdürlüğü’nde durum tarihinde çekilen gösterme ve fotoğraflara ilişkin şunları söyledi:

“TEMA vakfına ait bir yıllık dağıtılmıştı tüm birimlere. Çay ocağında da o takvim konulmuştu. Ben terör ve güvenlikten sorumluluk sahibi müdürdüm. Orada olsaydım bu fotoğraflara katiyen izin vermezdim. O rezillikten haberim olsaydı sorardım. Fotoğraflar basına yansıdıktan sonradan öğrendim. Elindeki bayrakla fotoğraf çekme gibi bir talimat verildiği düşünmüyorum. ”

“ORADA YAŞANANLAR TABİİ Kİ REZALETTİR”

Hrant Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu’nun “Fotoğrafları gördükten sonra herhangi bir disiplin soruşturması yaptınız mı?” şeklindeki sorusuna tanık Artun, “Durum basına yeterince yansımıştı. İlgili personelimle bu konuyu kurcalamadım. Adli işlemler zaten yapıldı. Resim çekme konusuyla ilgili müfettişler geldi. Herkes çekingen oldu. Orada yaşananlar natürel ama rezalettir” şeklinde yanıt verdi. Şahit Sabahattin Artun son olarak, “Olayın başından beri jandarma-polis tartışması yapıldı. Bölge Jandarma bölgesi ve terminal noktası yeni açılmıştı. Veri belli değildi. Oraya işlem amacıyla gidilmedi. Orada jandarma olmasaydı bu duruşmalar yapılmıyor olurdu. Biz güvenlik olarak gereğini yapardık” dedi.

“FOTOĞRAF ÇEKİLMİŞSE ARŞİVLERDE KALMASI İÇİN ÇEKİLMİŞTİR”

Ceza döneminde Samsun Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde yüzbaşı olarak çalışan Mustafa Kuraş ise “Emniyet ve jandarma görevlileri otobüs geldiğinde şahsı otobüsten aldı. Şahsın üzeri arandı. Üstünde silah, bere, sancak vardı. Bayrak elinde olmadan söylev yapmam şeklinde beyanları olduğunu duydum şahsın. Bu talebi yanlış hatırlamıyorsam Birol başçavuş söylemişti. Kalabalık jandarma noktasına toplanınca, sanığın emniyete götürüldüğü söylendi. Neden Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü hakkında hiçbir bilgim yok. Biz de emniyete gittik. Şahıs çay ocağına konulmuş. Orada görüşme yapılıyordu. Şahsın İstanbul’a gitmesi biçiminde veri geldi” şeklinde ifade verdi. Ogün Samast’ın emniyet müdürlüğündeki fotoğraflarına ilişkin görgüsü sorulan Kuraş, “Basında meydana çıkan fotoğraflardan sonra haberim oldu. Resim çekilmişse de arşivlerde kalması için talimatlar verilmiştir” dedi.

“ARŞİVDE BULUNMASI İÇİN BİRKAÇ KARE FOTOĞRAF ALINMASINI İSTEDİM”

Suç Oluşturan esnasında Samsun İl Jandarma Komutan Yardımcısı olarak görevde olduğunu söyleyen şahit Fuat Kömürcü de şöyle konuştu:

“Zanlının geleceği akşam Samsun İl Jandarma Komutanlığı gazinosunda yemek yemek etkinliğimiz vardı. Saat 21.30-22.00 sıralarında İl Jandarma Komutanımız yanıma gelerek katil Ogün Samast’ın Trabzon’da olduğu bilgisini verdi. İl Merkez Jandarma Komutanlığı görevlilerine otobüslerde kimlik kontrolü yapılmasını söyledim. İl güvenlik müdürü de telefonda, bir otobüs firmasına ait otobüsün, 21 no’lu koltuğunda oturduğu bilgisini verdi bize. Müşterek operasyon yaparak zanlıyı yakaladık. İl Merkez Jandarma Komutanlığı’nca adli işlemler yapıldı. Bakanlıklarla yapılan görüşmeler neticesinde zanlının İstanbul iline götürüleceği söylendi. Fazla sayıda telefon geldi o gün. Ben de zanlıya ait resim ve görüntülerin isteneceğini düşünerek, arşivde bulunması ve istenildiğinde üstteki makamlara verilmek üzere birkaç kare resim alınmasını istedim. Mevzuata aykırı bir işlem görmedim ben. Görseydim müdahale ederdim. Zanlı İstanbul iline bu şekilde gönderildi” diye konuştu.

Dink ailesi avukatı Hakan Bakırcıoğlu, “Bayraklı resim talimatını birlikte mi verdiniz?’’ şeklinde soru sorması üstüne şahit Kömürcü, “Bayraklı çekimler için ben talimat vermedim. Biz güvenlik müdürlüğüne gittiğimizde savcı ifadeyi almayı başlamıştı zaten” dedi. Samsun Emniyet Müdürü Mustafa İlhan’ın da şahit olarak dinlendiği duruşma, yarına ertelendi.

(DHA)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.