YÖK, COP31 için üniversiteleri ‘Akademik Elçi’ olarak belirledi. Bakan Ersoy, üniversitelerin bilim diplomasisiyle sürece katkı vereceğini ve Türkiye’nin uluslararası gücünü artıracağını belirtti.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ‘COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı’ programını düzenleyerek üniversiteleri 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine dahil etti. Programa katılan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, üniversitelerle kurulacak işbirliğinin COP31 Başkanlığı’nın bilimsel niteliğini ve uygulama kapasitesini güçlendireceğine inandığını belirtti.
Bakan Ersoy, COP31 hazırlıklarının tüm paydaşların katkısıyla kapsamlı bir istişare süreciyle yürütüldüğünü söyledi. Başkanlık sürecinde yol haritasının ‘diyalog’, ‘uzlaşı’ ve ‘aksiyon’ temel değerleri üzerine inşa edildiğini vurguladı. Diyalogla beklentilerin dinlendiğini, uzlaşıyla ülkelerin ortak hedeflerde buluşturulduğunu ve aksiyonla kararların yatırıma ve uygulamaya dönüştürüldüğünü ifade etti. Bakan Ersoy, COP31’i ‘uygulama COP’u’ haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekretaryası ile COP31 Ev Sahibi Ülke Anlaşması’nın imzalandığını hatırlatan Ersoy, atıkların azaltılması ve bina sektöründe enerji yoğunluğunun düşürülmesi gibi somut hedeflerin eylem gündemine alındığını kaydetti. Üniversitelerin bilgi birikimi, araştırma gücü ve insan kaynağının COP31 süreçlerine entegre edileceğini söyledi.
Dünyanın köklü bir dönüşümden geçtiğini belirten Bakan Ersoy, bu dönüşümün savaşlar, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimleri artırdığını ifade etti. Ülkelerin enerji, su, gıda ve teknolojiye erişiminin önemine dikkat çeken Ersoy, dönüşümü yakalayamayan ülkelerin geri kalacağını vurguladı.
COP31 Başkanlığı’nın Türkiye için büyük bir imkan olduğunu belirten Ersoy, Türkiye’nin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında köprü kurabileceğini söyledi. Üniversitelerden beklentinin yüksek olduğunu dile getiren Ersoy, araştırma ağları ve genç araştırmacılar arasındaki bağların siyasi şartlar değişse bile etkisini sürdüreceğini belirtti. Üniversitelerin COP31’e katkısının, Türkiye’nin uluslararası gücünü büyütecek bir yatırım olarak görüldüğünü ifade etti.
Prof. Dr. Aziz Sancar’ın sözlerini alıntılayan Bakan Ersoy, üniversitelerin birikimini, gençlerin enerjisini ve COP31 Başkanlığı’nın imkanlarını aynı hedef etrafında buluşturmak istediklerini söyledi. Deprem bölgesindeki dayanışma ruhunun iklim değişikliğiyle mücadelede de örnek alınması gerektiğini vurguladı.
Üniversitelerle işbirliğinin dört ana alanda ilerletileceğini belirten Ersoy, bunların kampüslerde dönüşüm başlatmak, iklim teknolojilerinde ortak araştırma kapasitesi oluşturmak, uluslararası bilim ağlarında güçlü konuma ulaşmak ve genç araştırmacıları sürecin merkezine taşımak olduğunu sıraladı. Bir ‘Türkiye İklim Bilimi ve Teknolojisi Yetkinlik Haritası’ hazırlanabileceğini ve seçilen projelerin COP31 bilim ve teknoloji portföyü olarak sunulabileceğini kaydetti.
Bakan Ersoy, COP31’i yeni fikirlerin projeye, projelerin yatırıma dönüştüğü bir başlangıç noktası haline getirme çağrısında bulundu. Üniversitelerin bilgi birikimini Türkiye’nin çözüm üretme kapasitesiyle buluşturarak ülkenin bilimsel gücünü küresel ölçekte görünür kılmayı hedeflediklerini belirtti. Üniversitelerin üreteceği bilginin, yetiştireceği insan kaynağının ve geliştireceği teknolojilerin ‘Türkiye Yüzyılı’nın kalıcı miraslarından biri olacağına inandığını söyledi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve programa katılan akademisyenlere teşekkür etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]